Yarattığın dünyadan ibaretsin, ne bir eksik ne bir fazla.

21 Eylül 2010 Salı

Tatil, Kozmoz, Cunda, Pizza Uno...

Dün sabah kahvaltısındayız, pür keyif: yediklerimiz mis, içtiklerimiz mis, sakin sakin hiç telaşe yaratmadan bizi bekleyen kumsal mis, deniz mis, tüm ihtişamına rağmen yazki hırçın yakıcılığını bir kenara bırakan güneş mis, 4.70'lerin yelkenini tatlı tatlı dolduran rüzgar mis... Daha ne diyeyim, mis oğlu mis işte  :)

Bu kadar güzellik içinde bir de ne olsa beğenirsiniz?

MFÖ'nün 'Peki Peki Anladık' şarkısı çalmasın mı!



Reklamlarda Kinder Sürpriz Yumurta verilen çocuk nasıl seviniyorsa, yemin ederim ben de öyle sevindim ve acayip şaşırdım. Kozmik güçler bana ileride hem şaşırıp, hem de sevineceğim günleri mi müjdeliyordu yoksa?

Sizi böyle merakta bırakmayı hiç sevmem, en iyisi niyesini anlatayım. Efendim, CHP'nin referandum şarkısı 'Hani benim Recebim'di ya, güzeldi, komikti falan; bildiğin 'yetmez ama evet'ti yani :)) Benim tercihim, illa böyle bir müzik uygulaması yapılacaksa, naçizane, 'Peki Peki Anladık' olurdu.



Ne şarkıydı be! Yediden yetmişe herkesin dilindeydi! Dediğim gibi, bunun salt bir rastlantı olmadığını, kozmozun bana göz kırptığını düşünüyorum  :)

Akşam yemeği için Cunda'daki Pizza Uno'ya, yani aşkımın kuzenlerine gittik. Yemekler her zamanki gibi süperdi! Ben Thai usulü et yedim, kocam da bonfile yedi. Ortaya salata aldık; bir de, sağ olsun, İsmet mezelerden bir tabak da yaptı... Üstüne de kahvelerimizi içtik... Ohhh gel keyfim, gel  :)) Yolunuz Cunda'ya düşerse, İsmet'e, Ali Haydar'a, Yusuf amcaya, Nazikten teyzeye bizden selam götürün; hamili kart yakinimdir olayı  ;-)

İsmet'in eşi İlkay hamile olduğu için çok oturamadı bizle; bir de kızları Azra ilkokul ikiye geçti bu yıl, ödev mödev derken eve gittiler. Çok komik, biz vardığımızda Azra uyuyordu. Bu saatte ne uykusu, diye sorduk. Meğer annesi, babaannesi ödev yaptırmak isteyince, minik Azra'nın da uykusu gelivermiş birden bire! Tam da ödev yapma zamanı gelince bastıran bu 'uyku' sadece Azra için geçerli değil; bu yaşlarda çocuğu olan kimlerle konuştuysam hepsi aynı dertten musdarip!

Günün bir başka sürprizi ise aşkımın küçük halası ve eniştenin de orada olmasıydı! Hep birlikte güle oynaya yedik, içtik. Sohbetlerde aşkımın çocukluk hikayelerinden neler dinledim neler!

Hadi bakalım, bu kadar eğlence yeter; herkes işinin başına. Biz de işimize gidiyoruz zaten: önce kahvaltıya, sonra doğruuu denizeee :))))


4 yorum:

  1. Cok güzeldi zevkle okudum...Iyi tatiller.

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkürler Yavuz abi.

    YanıtlaSil
  3. Çok güzeldi valla Sami. Ve sanki bize özeldi... Orhan Veli'nin deyişiyle kelimeler kifayetsizdi; fakat şiirdeki hüznün yerini Eylül'ün muzipliği almıştı.
    Keşke fotoğraf çekseymişiz, bir kare bin söze bedel olurdu; bi dahaki sefere artık :))

    YanıtlaSil