Yarattığın dünyadan ibaretsin, ne bir eksik ne bir fazla.

30 Aralık 2009 Çarşamba

Zeynep gibi hisseden herkesi gülümsetecek ama ciddi bir öneri

Sevgili Zeynep,

Umarım kızmazsın, yorumuna buradan yanıt vermeme. Daha fazla demokrasi söylemiyle yapılanlar ne benim yazdıklarımla sınırlı, ne de daha az, hepimiz biliyoruz ve bunu bilmek acı veriyor. Midemizde taş varmış gibi hissediyoruz, kalp krizi geçirirmişcesine bir sıkıntı içindeyiz. Ama, asla ve asla gözlerimizi sımsıkı kapatamayız. Bunu kendimiz veya gelecek nesiller için değilse bile, Kurtuluş Savaşı'mızın daha başlarında şehit verdiğimiz Yarbay Nazım (15 Temmuz 1921), Yüzbaşı Fehmi (27 Ağustos 1921), Yüzbaşı Basri (10 Eylül 1921), subaylar, çavuşlar, onbaşılar, erlerimizin, Ahmet Taner Kışlalı'dan Bahriye Üçok'a daha nice aydınlarımızın ve  Mustafa Kemal Atatürk'ün hatırına yapamayız. Yapmamalıyız. 

İstemiyorsan yorum yazma, ama, bizi bırakma, tükenme, 'bitti' deme; hele ki sen, hiç yapma bunları.

Senin de hoşuna giden, birlikte güldüğümüz fikrimi hatırla. İstiyorum ki, ümitsizliğe her kapıldığında 'CUMHURİYET' ol, değerini bilip de unutanlara, hiç bilmeyenlere ve seni yok etmek isteyenlere şu şarkıyı söyleyerek yeniden güçlen, ve biraz da gülümse :)


Sardı korkular gelecek yıllar
Düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar
Gözlerimde canlanınca yaptığın haksızlıklar
Güçlendim, herşey bambaşka olacak
Döndüm bak geldim şimdi
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi
Olmaz artık kapı açık
Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık
Bir zamanlar sen de bana acımadın
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım

Yaşadım yaşıyorum
Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana
Gönlüm doluyor aşkla barıştım bak hayatla
Başladım yaşamaya
Şimdi gel de gör beni bambaşka biri
Topladım dağılan kalbimin her köşesini
Ardından ağlayan o zavallı kız nerede şimdi
Gel gör beni

Sevenlere vereceğim sevgimi, herşeyimi




4 yorum:

  1. Iki gündür gecen yazina nasil bir yorum yazayim diye düsünürken bu yazinda üstûne üstlük geldi.
    Okurken bir tuhaf oldum, gôzlerime gözyaslari hücum ettiler, dökülmemeleri icin zorladim kendimi ( onlar dökülürken okumasi cok zor oluyorda ondan) diye kuyruklu bir yalan atacagim... Esas olan su ki, senin bu yazin bu sekildeki düsûncelerin ve bu düsûncelerinin arkasinda durmus olarak senin bu yazini okumak bana bir YILBASI hediyesi gibi geldi.
    Bu yazinida diger sakladigim bazi yazilarin ile sakliyacagim. Sakliyacagim ki, SIKINTILI oldugum vakit, caresiz oldugum vakit, umutsuz oldugum vakit okuyup, pesimist düsûncelerin yine pesimist düsûnceleri beraberinde getirdigini unutmamak icin. Süt kovasina düsen farenin kurtulmasi misali...kurtulmak istemenin, istenmesi bile güzel bir baslangic.

    En karanlikta dahi hep ISIGI aramaliyiz.

    Tesekkürler Dilek.

    YanıtlaSil
  2. zeynep adalı özkum1 Ocak 2010 00:48

    en cesuru arıyordum.sanırım buldum.ama hiç merak etmeyin gözlerim kocaman kocaman açık.saat 12de oğluşun yanına gittim.o uyurken ona iyi yıllar dilemeye...sanırım bu günlerden daha iyilerini yaşamayı hakediyorlar.ama siz arada o meşhur şarkıyı kulağıma fısıldayın.çünkü bazen herşey çok zor bir hal aldığında ihtiyacım olacak.yorumlara gelince.sıkı takipçinizim.söz bi daha o kadar kötümser olmayacağım.

    YanıtlaSil
  3. İşte benim Zeynep'im! Duymak istediğim, olması gereken tam da buydu.
    Oğluşa benim yerime de sarılır mısın?

    YanıtlaSil
  4. Yılbaşı hediyesi gibi geldi, demişsiniz ya, benim için çok anlamlı, çok teşekkür ederim Yavuz abi.

    YanıtlaSil