Yarattığın dünyadan ibaretsin, ne bir eksik ne bir fazla.

12 Kasım 2009 Perşembe

Yoğun bakımdayken felç olduğumu anlıyorum

Anlatılanlara göre, büyük bir heyecan içinde, gözlerim fal taşı kadar açık, yatakta dimdik oturarak sormuşum: 'Gözümde çapak var mı?' Ve yanıt beklemeden, tekrar düşüp uyumuşum.

Yoğun bakım ünitesinin ortamı ameliyathane kadar olmazsa da korkutucu. Ameliyathaneden farkı daha sıcak ve yattığınız yerin daha yumuşak olması, sanki. Her yanım çeşit çeşit makinalarla dolu; her biri ayrı bipleyip, yanıp sönüyor, kolumda ve göğsümde elektrotlar, iki bacağımda neredeyse alçı kadar kalın sargılar, daha kim bilir neler...

Kendime geldiğimde yorgundum. Kafam boynumun üzerinde taşıyamayacağım kadar ağırlaşmıştı; biraz da büyümüştü sanki. Ne kadar da olsa bir sersemlik de vardı. Her şey çok yolundaymış, bir yaramazlık yokmuş gibi gelmişti ilk an. Üstüme örttükleri beyaz örtü pike değildi de, çarşafdı herhalde, çünkü ne kadar hafifti.  O an, ameliyattan önce doktorumun felç olma durumuyla ilgili uyarılarını hatırlayınca, korktum. Hiç kıpırdamadım ki, hissetmediğimi, hareket edemediğimi yanlızken fark etmeyeyim. Yanımda bir destek olsun, birinden güç alayım istedim.

Ayıldığımı haber verince, aşkım geldi beni görmeye. Sanki yıllardır onu görmemişim gibi oldum. Farklı bir sevinç, farklı bir heyecan. Yanıma geldi, duyacaklarından endişeli, yine de kocaman gülümseyerek sordu: 'Nasılsın karım?'. Görüş alanıma, sağ bacağımı okşayan eli girdi. Okşamasına, elinin bir aşağı bir yukarı hareketine takılmışım. Çok garipti. Elinin hareketlerini gördüğüm halde, herhangi bir şey hissetmediğim için, neredeyse bu sahne sadece görüntüde var gibiydi. Gerçek değilmiş gibiydi.

"Elini hissetmiyorum." dediğimi hatırlıyorum; bacaklarımı, ayaklarımı oynatmaya çalıştığımı, başaramadığımı; aşkımın kolunda hıçkırıksız, sessizce ağladığımı.

2 yorum:

  1. dilek hanım yazılarınızın tamamına yakınını okumuş bulunmaktayım,mücadelenize,gayretinize hayret ve hayranlık duyuyorum..

    alakasız olacak ama bazen içinde bulunduğumuz anı,geçmişi bazen süreci konu alan yazılarınızın sıralamasını karıştırdım sanırım..sofi'nin dünyasını okurken hissettiğim bir durum yaşıyorum..karmaşık bir his ve algılama durumu oldu bende..

    YanıtlaSil
  2. Sıralamanın karışması benim hatam olmuş.

    'Beyin rektifiyesi 1' etiketli yazılar, 2004 tarihinde ilk teşhisin konmasından başlıyor; ameliyat sürecini yukarıdaki yazımda anlattım; bundan sonra tedavi sürecinde yaşadıklarımla devam edecek.

    'Beyin rektifiyesi 2' etiketli ve yazılarım, 2007'deki 2. ameliyatımdan sonra yaşadıklarım ve bugünlerimle ilgili. Tedavi sürecim hala devam ediyor, bu arada.
    Yazıyı yazdığım günlerin tarihleri geçerli. Hatta, 'Aile haberleri', 'Tatildeyken' ve 'Şikayetim var' etiketli bazı yazılarıma 'Beyin rektifiyesi 2' etiketini de ilave ettim.

    Desteğiniz için çok teşekkürler :))

    YanıtlaSil