Yarattığın dünyadan ibaretsin, ne bir eksik ne bir fazla.

11 Kasım 2013 Pazartesi

Şu 'Terörist' dedikleri

Eskiden, aslında çok da eski değil, şundan 10 yıl öncesine kadar yani, 'terörist' denilenler harbici katildi, çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı, asker sivil demeden insanları (40 bin kişi) öldürüyorlardı. O bina senin, bu araç benim demeden bombalıyorlardı. Memlekete kan ağlatıyorlardı. Tüm dünyada kabul gören sınırlarımızı yani 'toprak bütünlüğümüzü' de, şu an hala can çekişerek de olsa varlığını sürdüren devletimizin varlığını da tehdit ediyorlardı. Uzatmayacağım, sen anladın beni.

Sonra bi anda - ne olduysa artık Oslo filan - bunlar 'bizim iyi çocuklar' oluverdiler.

Yerine bi takım teröristler yaratmak lazımdı, yoksa sadece dış ve bilinmeyen - dış ve bilinmeyen dediysek daha E.T.'lere sıra gelmedi ha - düşmanla kavga etmek az gelebililirdi. Mutlaka ve mutlaka bi iç düşman yaratılmalıydı ki özgürlük, demokrasi vs hep gidgide azaltılabilmeliydi, en azından ıskartaya çekilebilmeliydi. Düşünsene, adamlar bildiğin en terörist adamlarla anayasa yapıyolar, sen demez misin hani benim özgürlüklerim diye. 

Ha, bunu niye anlatıyorum?

Anlatıyorum çünkü geçenlerde İzmir'de bi davada bi adamların telefonlarını dinliyo malumlar. "Dolaptaki emaneti getir" diyo telefonu dinlenen. Biraz sonra anlaşılıyo ki "dolaptaki emanet" KAVURMA. He, bildin etten yapılan o kavurma.

Ne demiştik yukarda? 'Terörist' lazım. Bu telefon konuşması da 'silahlı terör örgütü üyeliğinin' delili olarak sunuluyor mahkemeye. (Hukuk, yargı konularında buraya da bi bakıver.)

Ha, bunları niye anlatıyorum?

Anlatıyorum çünkü önüne gelen öğrenciye, rektöre, bilim insanına, gazeteciye, askere hatta genelkurmay başkanına bile 'terörist' deyip tutukladıklarında, yargıladıklarında, ömür boyu hapse mahkum ettiklerinde, kısaca gerçek mazlumlar yaratıldığında bi daha düşün diye.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Türban

Ben kendimle uğraşırken, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de sokmayı başardılar türbanı.

Sanıyorsunuz ki bununla bitecek türban konusu ve bir daha 'mazlum'a yatamayacaklar, istismar edemeyecekler.

Yanılıyorsunuz.

Değil mi ki civanım delikanlı,

22 Ekim 2013 Salı

3. Beyin Rektifiyesi

9 Eylül'de 3. beyin ameliyatımı da oldum. 

Allah'ın hakkı 3 derler ya...

Ben de, orda kal portakal diyoruuum!

Detayları daha sonra bi ara yazarım.

28 Haziran 2013 Cuma

Ayak = Baş - G.t :))

"Ayaklar ne zaman baş oldu?"

"Baş" olmak,


"Tayyip Erdoğan'ın g.tünün kılıyık." 


iken, 

"Ayak" olmak,  

"Her yer Taksim, her yer direniş" (vb.) 
"#direnmatematik" (vb.)
"Duran Adam" (vb.)

ise...

Hadi gelin 'Kim', 'Kiminle', 'Nerede' 'Ne yapıyor?' oynayalım :)))

21 Haziran 2013 Cuma

Bu devirde 'Söz' de uçmuyor aga...

- Bir bilmecem var çocuklar.

- Haydi sor sor.

şeklinde başlayan neşeli bir reklam vardı bir zamanlar. O reklamdan esinlenerek ben de eğlenceli bir bilmece hazırladım, bakalım bilebilecek misiniz?

"Fikirlerin çatışmasından, çarpışmasından, müzakeresinden hakikat güneşi doğar."

16 Haziran 2013 Pazar

Çapulcular'ın değerleri ve farkındalık seviyeleri

"İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için uyandırmak gerekir."
                                                                                      Lev Tolstoy
* * *

Bugün Çapulcular'ın farkındalık seviyeleri hakkındaki düşüncelerimi yazacağım. "Kişisel farkındalığın gelişmesi" başlıklı yazımda bahsetmiş olduğum gelişmeleri yansıtması açısından bir fırsat diye düşünüyorum.

Gazetelerden edindiğim bilgilere göre, Çapulcular tam anlamıyla heterojen bir grup. İçinde dindarı, ateisti, sosyalisti, liberali ve daha niceleri var. Hayatta biraraya gelmeleri imkansız gözüyle bakılan bu insanlar, aslında neyi gerçekleştiriyorlar biliyor musunuz?

"Kişisel farkındalığın gelişmesi" yazımdaki 'İç uyum', 'Fark yaratma' ve 'Özverili hizmet' seviyelerini

8 Haziran 2013 Cumartesi

Gezi Park'ındaki UFO'ların hatırlattığı

Gezi Parkı'ndaki UFO'lar bana neyi hatırlattı biliyor musunuz?

KÖY ENSTİTÜLERİ'ni...

'UFO'lar Gezi Parkı'nı istila etti!

Tabi adamlar sana "chapulcu" der, "vandal" der, "provokatör" der, "terörist" bile der yani! Hatta "tencere tava, hep aynı hava" diyerek yok da sayarlar. Onların gözünde 'zaten apolitize' olan, 'vur enseye al lokmasını' olan sen, bi anda "Unidentified Fearless Object" (UFO) yani "Tanımlanamayan Korkusuz Nesne" olup çıkıverdin.

Biliyorsun, "Unidentified flying object"ler de ilk görüldüklerinde bi küçümsenmişlerdi, bi yok sayılmışlardı; tıpkı senin gibi. Bugün, 'Uzun zamandır aramızda yaşıyorlar. Yan komşunuz bile olabilirler. Dikkat edin, sizi ya da çocuğunuzu yemesinler!' diye korkan/korkutan da var,