Yarattığın dünyadan ibaretsin, ne bir eksik ne bir fazla.

29 Haziran 2010 Salı

Samimiyet, terör ve sigortalılık durumu

Civanım delikanlı 'samimiyet şerhi koyarak' demiş ki:

''(Teröre karşı liderlerin görüşmesi için) Bizim için milli bir konudur. Sayın Kılıçdaroğlu ile de, Sayın Bahçeli ile de görüşürüm.'' 
O zaman, mesela Anayasa değişikliği,


mesela Kürt açılımı, pardon demokrasi açılımı, pardon milli birlik ve beraberlik projesi 'Milli konu' değildiler de, o yüzden görüşülmedi, denilebilir mi?

* * * *

ATO'nun araştırmasına göre Türkiye'de 'zorunlu' sigortalarda bile sigortalılık oranı çok düşükmüş. Konutların yalnızca %24.9'unun deprem sigortası varmış. Aracın trafiğe çıkışı için zorunlu olan trafik sigortası bile %29'unda yokmuş.

Hiç şaşırmadım. Herşeylerini Allah'a emanet eden

'Ekonomimizi allah nazardan saklasın' (A. Babacan), 
'Rabbime sordum, Kılivlınd dedi' (Bayan Unakıtan), 
'Allah bizi başka krizlerden esirgesin' (Z. Çağlayan)
 bir iktidar. Al iktidarı, vur vatandaşa, ya da al birini vur ötekine... Ya da tencere - kapak hikayesi...

* * * *

Türkiye'ye İran üzerinden getirilip 
Avrupa'ya sevk edilen uyuşturucu miktarında 
son üç yılda artış tespit edilmiş. 

Ben de sanmıştım ki uranyum takası yapıcaaz...

4 yorum:

  1. Pazar sabahi zevk ile okudum bu yazini. Insallah - Masallah Sigortaciligi ve gercek. Kopyaladim ve arkadaslarima gönderiyorum...

    YanıtlaSil
  2. Bu konuda yurt dışı Türklerinin, yurt içi Türklerinden farklı bir tablo çizmediğini düşünüyorum, en azından aldığım duyumlar böyle... Sizin yaşadığınız traji-komik bir hikayeyi anlatır mısınız Yavuz abi?
    Selamlar, sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Memnuniyetle...
    Gecenin bir vakti aci aci calan bir telefon sesi ile uyandik, pardon firladik dersem daha dogru olur, kalbim küt küt atiyor. Saate baktim gecenin ( sabaha karsi 04 civari) bir yarisi, o saatte Lotto dairesi telefon acmaz Hayirli olsun yavuz Bey, Lotta'dan acayip para kazandiniz, diye. Tabii aklima ilk gelen, istanbul'da Babam, yoksa ona bir seymi oldu? Bu dûsünceler ile telefonu aldim ama titriyorum ve korkuyorum duyacagim sesten, daha dogrusu mesaj'dan.
    - Alo
    - Yavuz Bey, benim Rüstü, kusura bakma...
    - Yahu Rûstü Bey, saatin kac oldugunu biliyormusun?
    - Agbi, kalktin artik, Valla kusura bakma ama araba kazasi yaptim. Kahvede pispirik oynuyorduk arkadaslar ile.
    * Hâlâ titriyorum korkuyla karisik simdi birde sinir ile karisik titreme basladi...
    - Iste bir ara cebimden arabanin anahtarini bir arkadas gizlice almis..
    - !
    - Ve benim arabayi almis kafasida kiyak her halde, park etmis olan arabalara carpmis.
    ( Arabalar diyor dikkatini cekerim)
    - Nasil yani, kac araba ?
    - Valla polis geldi, galiba 8 araba
    - Yuh yahu, pes,
    - Sey, Yavuz agbi, polisler sigorta kagidi istediler bulamadik, arabaya el koyuyorlar.
    - Eee, Rûstü Bey, sigortani ödedinmi ? ödemedin herhalde, eee normadir tabii, ödeseydin bu is basina gelmezdi. O bilardo topu gibi carptigin o 8 arabanin tüm masrafi sana ait olacak sen ödiyeceksin. Bu arada polisler gelmis eh, mahkeme olacak. Ayrica sigorta yok oradanda bir ceza.
    - Agbi, elini ayagini öpiimmm, Tûrklük adina, agbi kahveye gel hemen sana ödiyeyim, bana da bir kac gün öncesinden gecerli olan bir sigorta kagidi verde kurtar beni.
    - Ne dediginin farkindamisin ?
    - ne olur iste, yapiver be Yavuz Bey...

    Sana anlattigim bu olay, aynen böyle oldu, Sevtap yanimda o da dinliyor, bembeyaz bir surat ile.
    Bir daha sigortacilikmi. Her halde avukatlardan sonra en cok yalanlari biz sigortacilar söylüyoruz...

    YanıtlaSil
  4. Ay vallahi karnıma ağrılar girdi, bütün olayı gözümde canlandırınca.

    Ama normal bir şey, çünkü 'Türk'lerden bahsediyoruz! Tarihteki 'çılgın Türkler' yerini, hadi kibar olayım, 'ihtiyatsız Türkler'e bıraktı!

    Bu feci hatıra için teşekkürler :)

    YanıtlaSil