Yarattığın dünyadan ibaretsin, ne bir eksik ne bir fazla.

16 Haziran 2013 Pazar

Çapulcular'ın değerleri ve farkındalık seviyeleri

"İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için uyandırmak gerekir."
                                                                                      Lev Tolstoy
* * *

Bugün Çapulcular'ın farkındalık seviyeleri hakkındaki düşüncelerimi yazacağım. "Kişisel farkındalığın gelişmesi" başlıklı yazımda bahsetmiş olduğum gelişmeleri yansıtması açısından bir fırsat diye düşünüyorum.

Gazetelerden edindiğim bilgilere göre, Çapulcular tam anlamıyla heterojen bir grup. İçinde dindarı, ateisti, sosyalisti, liberali ve daha niceleri var. Hayatta biraraya gelmeleri imkansız gözüyle bakılan bu insanlar, aslında neyi gerçekleştiriyorlar biliyor musunuz?

"Kişisel farkındalığın gelişmesi" yazımdaki 'İç uyum', 'Fark yaratma' ve 'Özverili hizmet' seviyelerini

8 Haziran 2013 Cumartesi

Gezi Park'ındaki UFO'ların hatırlattığı

Gezi Parkı'ndaki UFO'lar bana neyi hatırlattı biliyor musunuz?

KÖY ENSTİTÜLERİ'ni...

'UFO'lar Gezi Parkı'nı istila etti!

Tabi adamlar sana "chapulcu" der, "vandal" der, "provokatör" der, "terörist" bile der yani! Hatta "tencere tava, hep aynı hava" diyerek yok da sayarlar. Onların gözünde 'zaten apolitize' olan, 'vur enseye al lokmasını' olan sen, bi anda "Unidentified Fearless Object" (UFO) yani "Tanımlanamayan Korkusuz Nesne" olup çıkıverdin.

Biliyorsun, "Unidentified flying object"ler de ilk görüldüklerinde bi küçümsenmişlerdi, bi yok sayılmışlardı; tıpkı senin gibi. Bugün, 'Uzun zamandır aramızda yaşıyorlar. Yan komşunuz bile olabilirler. Dikkat edin, sizi ya da çocuğunuzu yemesinler!' diye korkan/korkutan da var,

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Şaşı bak, şaşır :))

Bi zamanlar gırtlağını patlatırcasına bağırıyordu civanım delikanlı:

"Teröristlerle görüştüğümüzü ispat edemeyen, şerefsizdir!"

Sonra, ne dedi:

"Tabi ki görüştük, görüşeceğiz de..."

Gelelim bugüne...

Yine gırtlağını patlatırcasına bağırıyor: 

"Bizi yolsuzlukla itham eden Bahçeli, bunu ispat edemezse, namerttir!"

 Yakında,

"Evet, yolsuzluk yaptık, yapacağız da..." derse, 'ustaya' saygı adına şaşırmamak lazım :)))

*
(Şerefsiz: Şerefsiz, şereften yoksun, onursuz; namert: Korkak, alçak, mert olmayan.)

22 Nisan 2013 Pazartesi

'Tam bir basiretsizlik örneği'

Ne zaman 'tamam artık, politika yazmayacağım' diye düşünsem, mutlaka bir şeyler beni yeniden yazmaya itiveriyor.

Yaklaşık 1 aydan beridir -bugün de dahil- artık politika yazmamayı düşünüyordum. Ta ki arşiv temizliği yaparken aşağıda okuyacağınız satırları görüp, gülmekten patlayıncaya kadar :)) Ha, okuduktan sonra 'nesi komik bunların?' diye düşünebilirsiniz, ama ben komik bulduğum için güldüğümü söylemiyorum ki.
"Terörün, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde, hem de

12 Nisan 2013 Cuma

Kişisel farkındalığın gelişmesi

'Farkındalığın 7 Seviyesi' modeli, ömür boyu deneyimlediğimiz gelişim kalıplarımıza uygunluk gösterir. Her seviye, varoluşmuzun (doğumdan ölüme dek) devamlı karşı karşıya geldiği farklı bir dereceyi ve çerçeveyi temsil eder. Yüksek seviye farkındalık yolculuğunu herkes tamamlayacak diye bir kural yok tabii.

Hayatta Kalma farkındalığı

Fiziksel hayatlarımıza bebek olarak, farkındalığın hayatta kalma seviyesinde başlarız. Bu seviyede kararlarımız içgüdüsel seviyededir. Fizyolojik ihtiyaçlarımızı karşılamak için yapmamız gerekenler

5 Nisan 2013 Cuma

Kişisel farkındalık ve farkındalık seviyeleri

Değerler, kültür, farkındalık konularında dünyanın önde gelen isimlerinden, yazar, düşünür ve konuşmacı olan Richard Barrett'ın makalelerinden derlediklerimi paylaşıyorum. Kendinizi ve çevrenizdeki insanları da düşünerek okursanız, daha ilginç bulabilirsiniz. Keyifli okumalar :)

* * *

İnsanların belirli ihtiyaçlarını karşılamada hiyerarşik bir düzen takip ettiğinden ilk bahseden psikologlardan biri Abraham Maslow'dur.

Buna gerçek hayattan bir örnek vereceğim. 1 Nisan tarihli Cumhuriyet'te Meltem Yılmaz'ın işsizlerle yaptığı röportajlardan biri Hanım Erzek'e ait. Hanım Erzek diyor ki: "Artık kendimi güvende hissedeceğim, başıma kötü bir şey gelmeyecek sürekli bir işte çalışmak istiyorum.(..)"  Hanım Erzek gibi günlük olarak bile hem kendi hem de 2 çocuğunun karnını doyurmakta zorlanan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumasını beklemek ne derece gerçekçi olabilir ki?

İnsanın en temel ihtiyacı hayatta kalmadır. Bir gün daha yaşayabilmek için gerekli olan