Cuma günü akşamın 7'siydi, usta tüm işi bitirip çıktığında. Çamaşır makinasının ve lavabonun musluğundan su akıttı, sifonu çekti ki, görelim herhangi bir yerde akma kokma yok diye. Herşey tamamdı. Yok yok, aslında değilmiş, hiç değilmiş meğer.
Şöyle anlatayım: birinci beyin ameliyatımdan sonra, banyodaki küvetimize girip çıkmam mümkün değildi. Biz de fırsat bu fırsat, banyoyu yenileyelim dedik. Gittik Vitra'ya, her şeyi aldık oradan. Küvetin yerine de duş teknesi ve kabin aldık. O zaman için 23-25 cm yüksekte olan duşa, biraz zorlanarak da olsa girip çıkabiliyordum ama nasıl olsa gittikçe daha da iyileşiyor olduğum için fazla düşünmedik. Fazla düşünmedik dediğim, sıradaki ameliyatları, onların yapacağı hasarı aklımıza getirmedik. Hataymış. İkinci ameliyatımdan sonra, tedavi merkezinde havuza da girdiğim için uzun süre banyo ihtiyacımı orada karşıladım. Dolayısıyla evdeki duşu kullanmadım. Ama Ankara GATA'daki tedaviden İstanbul'a dönmeden önce aşkım banyoya bana gerekli olacak tutma yerlerini, duşta oturma ünitesini yaptırmıştı. Evde de banyo yapmaya başlamamla birlikte bu duş teknesinin kullanım zorluğunu fark ettik. Hatta, tam banyodayken geçirdiğim bir epilepsi krizi var ki, başlı başına bir hikaye. Neyse. Mümkün olduğunca evde banyo yapmamaya gayret ediyordum. Şimdi düşünüyorum da, neden o zaman duş teknesini çıkartıp, doğrudan özürlü banyosu haline getirmedik acaba? Aklımıza gelmedi herhalde, başka neden olamaz.
2009 yazında, şimdi nereden aklımıza geldiğini hatırlamıyorum, bunu konuşmaya başlamıştık. Fakat yazımız çok hareketli geçtiği için, biraz da banyoyu daha rahat kullanmaya başladığımdan üstünde çok durmamıştık. Komşuya akan sular bizim için bir fırsattı işte. Gelen ustalara duş teknesini tekrar yerine koymayı istemediğimizi, onun yerine yer karolarıdan 5-7 cm yüksekliğinde bir çerçeve yapmalarını ve duş kabinini bu çerçevenin üstüne yerleştirmelerini söyledik. Adamlar anlamış göründüler. Su tesisatını toparladılar. İki gün test etmek için bekledik. Ertesi gün karoları döşediler. Derzler zaten gri renkliydi, yine öyle yapmalarını istedim. İki güne yakın da öyle bekledik.

Arkası yarın...
Valla merakla olayin devamini bekliyoruz... Yarin ola hayir ola;-))
YanıtlaSil